Kadın Danışma Merkezi 2017 Yılı Faaliyet Raporu

 

Kadın Dayanışma Vakfı Kadın Danışma Merkezi 2017 Faaliyet Raporu Açıklandı

Kadın Dayanışma Vakfı’nın 1993 yılından bugüne sürdürdüğü kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarının bir parçası da şiddete maruz kalan kadınlara verdiği ücretsiz sosyal, psikolojik ve hukuki destek. Vakıf, her yıl Kadın Danışma Merkezine aldığı başvurular üzerinden bir faaliyet raporu yayınlıyor. 2017 yılında Kadın Dayanışma Vakfı Kadın Danışma Merkezine 550 kişi birçok farklı nedenle başvurdu. 364 kadın (73%) maruz bırakıldığı şiddet nedeniyle destek almak için başvururken, başvuranların 85%’i (309 kadın) farklı biçimlerde psikolojik şiddete maruz bırakıldığını beyan etti.

Raporun tamamına ve ayrıntılara ulaşabilmek için:

Kadın Danışma Merkezi 2017 yılı Faaliyet Raporu

 

Yaşanan şiddet türünde psikolojik şiddet yine ilk sırada

2017 yılında Kadın Danışma Merkezine başvuran kadınların 85%’i (309 kadın) hakaret; bedeninin, becerilerinin, ilgi alanlarının aşağılanması; bağırma; giyiminin, kiminle görüşeceğinin, nereye gideceğinin kontrol edilmesi ve bunlar üzerinden baskı kurma; kendisine veya yakınlarına zarar vermekle tehdit etme; çocuklarını göstermemekle tehdit etme; şiddet nedeniyle yine kadını suçlama gibi farklı biçimlerde psikolojik şiddete maruz bırakıldığını beyan etti. Psikolojik şiddete maruz kalan kadınların 44%’ü (161 kadın) aynı zamanda fiziksel şiddete de uğradı.

Kadınların 50%’si (182 kadın) fiziksel şiddete maruz bırakıldı. Fiziksel şiddete maruz kalan kadınların 55%’i resmi nikâhlı evli kadınlardı. Kadınlar arasında hamileyken maruz bırakıldığı fiziksel şiddet nedeniyle erken doğum yapan, doğum sonrasında fiziksel veya zihinsel engel oluşma ihtimali nedeniyle çocukları düzenli doktor kontrolüne ihtiyaç duyanlar vardı.

Başvuru yapan kadınların 45%’ine (164 kadın) erkekler evin giderlerini ve çocukların ihtiyaçlarını karşılamayarak; mahkemenin belirlediği nafakayı ödemeyerek; kadının ve çocukların yaşadığı evin elektrik, su ve gaz aboneliklerini kapatarak; kadının haberi olmadan evdeki eşyaları satarak; aileyi ilgilendiren ekonomik kararları tek başına alarak; kendi adına veya kadının adına yüklü miktarda kredi çekip borcu ödemeyerek; kadının işe gitmesini engelleyerek ekonomik şiddet uyguladı. Ekonomik şiddete maruz kalan kadınların 59%’ı resmi nikâhlı evli kadınlardı.

Merkeze başvuran kadınların 18%’i (65 kadın) istemediği yerde, zamanda, biçimde cinsel ilişkiye zorlama; cinsel içerikli tekliflere, görsellere, sözel veya fiziksel hareketlere maruz bırakma gibi biçimlerde cinsel şiddete maruz bırakıldı. Cinsel şiddete maruz bırakılan kadınların 13%’ü (47 kadın) aynı zamanda psikolojik şiddete; 9%’u (31 kadın) ise aynı zamanda fiziksel şiddete maruz bırakıldı.

Dijital şiddet başvurusu arttı

Rapora göre, Kadın Danışma Merkezine başvuran kadınların 9%’u (32 kadın) ise dijital şiddete maruz kaldı. Şiddet uygulayan erkeklerin, kadınlara sürekli mesaj atarak, bulunduğu yerden fotoğraf ve konum göndermesini isteyerek baskı kurduğunu; kadının izni olmadan fotoğraflarını veya video görüntülerini kaydettiğini; bu fotoğrafları veya görüntüleri yine kadınların izni olmadan sosyal medyada paylaştığını veya kadınların yakınlarına gönderdiğini; sosyal medyada kadınların isimlerini ve fotoğraflarını kullanarak sahte hesaplar açtığını ve kadınları küçük düşüren paylaşımlar yaptığını görüyoruz.

Şiddet sınıfsal konum tanımıyor: Şiddet uygulayanlar her meslekten erkekler

Kadın Danışma Merkezine başvuran kadınların 54%’üne (196 kadın), yani yarısından fazlasına şiddet uygulayanlar kadınların eşleriydi. Danışanların 10%’una (35 kadın) eski eşleri; 6%’sına (23 kadın) ise kendi aile bireyleri olan erkekler şiddet uyguladı. Danışanların 11%’ine (39 kadın) tanıdıkları veya arkadaşları olan erkekler; 5%’ine (18 kadın) kadınların tanımadığı yabancı erkekler; 4%’üne (14 kadın) erkek arkadaşları şiddet uyguladı.

Şiddet uygulayanlar arasında öğretim görevlisi, terzi, işçi, müteahhit, beyin cerrahı, asker, polis, ilaç mümessili, inşaat ustası, memur, özel güvenlik, çocuk yuvası müdürü, tasarımcı, kuyumcu, emekli, şoför, üniversite/yüksek lisans/lise öğrencisi, dans eğitmeni, kahvehane sahibi, çiftçi, avukat, tesisatçı, düğün fotoğrafçısı, veteriner olan erkekler vardı.

Bürokratik mekanizmalar kadınların başvurusunu engelliyor

Kadınların 39%’u (142 kadın) dava açmak, 6284 sayılı kanun kapsamında tedbir kararı aldırmak, hukuki süreçlere dair bilgi almak gibi nedenlerle savcılık, mahkeme, baro, adli yardım bürosu gibi kurumlara veya kendi buldukları veya yönlendirildikleri avukatlara başvurdu. Bu kurumlara yapılan başvurularda, kadınların, kurumların bürokratik işleyişleri ve görüştükleri kişilerin toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadına yönelik şiddete dair duyarsızlıkları nedeniyle zorlandıkları ve bu sürecin caydırıcı olduğu görülüyor.

Kolluk güçlerinin kadına yönelik şiddete yaklaşımları sorunlu
112 kadın (31%) polis karakolu, ilçe emniyet müdürlüğü, hastane polisi, jandarma karakolu, ve 155 Polis İmdat Hattı gibi yerlere başvurmuştu. Kolluk birimleri genellikle şiddete maruz kalan kadınların ilk olarak başvurduğu yerler oldukları için kadınların burada gördükleri muamele onların hukuki sürece devam edip etmeyeceklerini belirleyebiliyor. Bu nedenle kadınların karşılaştıkları ciddiye alınmama, eksik bilgilendirilme, yargılayıcı ve suçlayıcı muamele gibi deneyimler cesaret kırıcı ve caydırıcı olabiliyor.

Müdahillik talepleri mahkemelerce reddedildi

Kadın Danışma Merkezine başvuran kadınların 67%’sine sosyal çalışmacılar ve gönüllüler tarafından sosyal destek verildi. Sosyal destek görüşmelerinde kadınların maruz bırakıldıkları şiddete dair anlatıları beyanları esas alınarak dinlendi, risk ve ihtiyaç analizi yapıldı, şiddetle mücadele mekanizmaları ve yasal haklara dair bilgi paylaşıldı, seçeneklerin birlikte değerlendirilmesinin ardından gerekli yönlendirmeler yapıldı. Başvuran 145 kadına (40%) Vakfın gönüllü avukatları tarafından hukuki destek verilerek kadınlarla yasal haklarına ve yapacakları başvurulara veya sürmekte olan yasal süreçlerine dair bilgi paylaşıldı. Vakıf adına yapılan müdahillik talepleri mahkemeler tarafından reddedildi; ancak gönüllü avukatlar yine de bu davaları izlemeyi sürdürdü. 2017 yılında başvuran 20 kadına (6%) Vakıf gönüllüsü psikologlar tarafından uzun süreli psikolojik destek verildi.